Boşanmadan Sonra Ortak Velayet

Kanuna göre velayet, anne – babanın reşit olmayan veya reşit olmakla birlikte kısıtlanmış olan çocukları üzerindeki hak ve görevlerini ifade eder. Bu hak ve görevlerin anne ve baba tarafından eşit biçimde kullanılıp yürütülmesine ortak (birlikte) velayet denir. Evlilik sürerken velayet bu ikisine aittir. Sorun, evliliğin sona ermesi ile birlikte ortaya çıkar.

Boşanmadan Sonra Ortak Velayet 

Boşanmanın ardından velayet, çocuğun yüksek menfaati göz önünde bulundurularak anne veya babadan birine verilir. Daha doğrusu verilirdi, en azından yakın zamana kadar. Ortak velayete hükmedilmesi, kanunlarımıza göre mümkün değilken yeni gelişmeler bunun önünü açtı.

Yargıtay Şubat ayında verdiği bir kararda, ortak velayetin “Türk kamu düzenine ve Türk toplumunun temel yapısına aykırı olmadığını” belirtti. Buna gerekçe olarak da Türkiye Cumhuriyeti’nin tarafı olduğu bir uluslararası sözleşmenin 2016 yılında yürürlüğe girerek iç hukukumuz halini alan “Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir. Bu madde, devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarına engel değildir.” hükmünü gösterdi. Yüksek Mahkeme bu hükmü, evlilik bittikten sonra da anne ve babanın velayeti birlikte kullanmasını mümkün kılacak şekilde yorumlamıştır. Bu durumda mahkemeler artık ortak velayete karar verebilecekler. Bu yola, halen devam eden davalar için başvurulabilir. Bunun yanında daha önceden verilip kesinleşmiş olan velayet kararları hakkında açılacak Velayetin Değiştirilmesi Davası ile de tesis edilmesi istenebilir.

Pratikteki Olası Durum

Evliliğin sona ermesinin ardından ortaya çıkan velayet problemi, daha ziyade çekişmeli boşanmalarda belirginleşiyor. Yargılama öncesinde ve esnasında eşler arasında yaşanan tartışmalar, ortak çocuğun kimde kalacağı konusu üzerinde toplanıyor.

Ayrılık veya boşanmadan sonra kadınların önemli bir bölümünün erkek tarafından şiddet gördüğü veya şiddet tehdidine maruz kaldığı bir gerçek. Bunun yanında kimi annelerin, velayetine sahip oldukları çocuğu babadan intikam alma aracı olarak kullandığı da inkar edilemez. Babalar bu konudaki mağduriyetlerini uzun zamandır dile getirmekteydi ve hatta dernekler kurarak bazı taleplerde bulundular. Kendi çocuklarını (genellikle) her hafta veya iki haftada bir görebilmeleri ve bunun çeşitli prosedür ve masraflara katlanarak icra dairesi aracılığıyla mümkün olabilmesi en can sıkıcı nokta olarak belirtiliyordu. Hepsinden daha önemlisi çocuklar tüm bu süreç içinde anne ile baba arasında kalarak velayete sahip olmayan tarafa (ki çoğu zaman babaya) yabancılaştığı yönünde tespitler rapor edildi.

Bu noktada çeşitli sorular sorulabilir: Ortak velayet kurumu bahsettiğimiz tüm bu sorunları çözecek mi? Anlaşmalı boşanmalarda pürüz çıkmayacağı düşünülse de çekişmeli bir boşanma sürecinin ardından çıkacak ortak velayet kararı eşleri ne ölçüde tatmin edecek ve çocuğun menfaati korunmaya devam edecek mi? Ülkemizde boşanma sonrası dönemin genelde karşılıklı saygı ilkesine dayanmadığı gerçeği sabitken taraflar velayeti ortak kullanmayı başarabilecek mi?

Ortak velayet kurumu, hukukumuza ayrıntılı kanuni düzenlemelerle değil de yargı kararıyla dahil edildiği için işleyişin nasıl olacağını uygulamadaki örneklerinden göreceğiz. ( Boşanma davalarının konu edildiği Medeni Kanun ile ilgili detaylı bilgi için; https://siyahhukuk.com/faaliyetler/medeni-hukuk )

AV.FATİH AKTULUN

2018-08-30T20:35:11+00:00

Yorum Yap

WhatsApp Hemen İletişime Geç!