Sosyal medya günümüzde her alanı kapsayan ve gelişen teknoloji ile birlikte ceplerimize kadar giren bir mecradır. İnsanlar sosyal medya ile takipçi kazanmakta ve bu takipçiler vasıtası ile sosyal mecralarını yönetmektedirler. Sosyal medyada hakaret ise Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak düzenlememişse de; Türk Ceza Kanunu’nun 125.maddesinde hakaret başlığı altında düzenlenmiştir.

Bu suçla korunan hukuki değer ise genel anlamda kişinin şeref, onur ve saygınlığıdır. Dolayısıyla hakaret suçu herkes tarafından işlenebilen ve herkesin mağdur olabileceği bir suç türüdür. Konuyla alakalı aşağıdaki başlıklarımızda detaylı olarak incelemede bulunmaktayız.

Sosyal Medyada Hakaret

Yukarıda kısaca bahsettiğimiz üzere, sosyal medyada hakaret Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak düzenlenmemiştir. Türk Ceza Kanunu 125. Madde ise hakaret suçunu detaylı olarak düzenlemiştir. Madde metnine göre hakaret suçunun tanımı şu şekildedir: “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)  veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Peki madde metnine göre hakaret suçu nasıl işlenir ya da hangi sözler hakaret suçunu oluşturur ?

Bu konuda hakaret suçunun maddi ve manevi unsurlarını incelemek gerekmektedir. Hangi sözlerin hakaret olduğunu kanunun düzenlenmesi imkansızdır. Nitekim hakaret geniş kapsamlı olduğundan dolayı gelenek göreneklere göre dahi hakaret olmayan bir söz hakaret yerine geçebilmektedir.

Önemli olarak hakaret suçunun oluşmasına neden olan sözlerin hakaret edilen kişinin onur, şeref veya saygınlığını incitebilecek somut bir fiil veya olgu isnadın olması veya sövme yoluyla kişinin onur, şeref veya saygınlığının rencide edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla madde metninden anlaşıldığı üzere, hakaret suçunda en önemli olan nokta kişiyi rencide eden, toplum içinde değersizleştiren fiillerin cezalandırılmasıdır.

Peki sosyal medyada hakaret suçunun oluşabilmesi için hangi şartlar aranmaktadır ?

Bu hususta en önemli nokta yukarıda da bahsedildiği üzere hakaret edilen kişinin toplum nazarında rencide edilip edilmediğidir. Sosyal medyada hakaret suçu için TCK 125/2’de “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” ibaresine yer verilmiş, suçun;  sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi cezanın artırılması için neden olarak öngörülmeyerek ilk fıkra hükmüne göre cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

Özellikle telefon, internet, cep telefonu mesajı vb. iletişim araçları bu kapsama alınmıştır. Dolayısıyla, “İnternet; iletişim aracı; ses, yazı ve görüntüyü de içerebilen çok yönlü iletişim aracı olmasından dolayı, internet yoluyla yapılan hakaret suçu, huzurda yapılmış sayılacaktır” görüşü Yargıtay kararları ile sabittir.

Bu hususta dikkat edilmesi gereken nokta, aleniyetin varlığıdır. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nun 125/4 fıkrasında, hakaretin alenen işlenmesi halinde cezanın altıda bir oranında artırılacağı düzenlenmiştir. Aleniyet herkese açıklık şeklinde tanımlanabilir.

Peki herkese açık alan neresidir? Aleni ortam sosyal medyada herkesin görebileceği yerlerdir. Örneğin herkese açık facebook hesabı ya da twitter hesabı alenidir ve Facebook’da, Twitter’dan edilen hakaretler herkesçe görülebilmektedir. Ancak buradaki önemli husus şudur ki; mesaj yoluyla gönderilmiş hakaretler aleniyet unsuru içermemektedir nitekim yalnızca taraflarca görülmektedir.

Bu hususta olayı ayrı olarak incelemek ve buna göre yorum yapmak en mantıklı yöntemdir. Dolayısıyla sosyal medyada hakaret ve cezası gibi konularda mutlaka alanında uzman bir ceza avukatı ya da ağır ceza avukatı ile irtibata geçmenizi tavsiye ederiz.

Bu konuya örnek olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2018/555 E. , 2018/4698 K. Sayılı kararında “Aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sıfat ve sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın olay tarihinde ”…’ isimli facebook hesabından başka bir facebook kullanıcısına gönderdiği mesaj yolu ile gerçekleştirdiği Atatürk‘ün hatırasına alenen hakaret eyleminin aleniyet unsurunu taşımadığı gözetilmeden..” şeklinde karar vererek aleniyet unsurunun gerçekleşmediğine hükmetmiştir.

Yukarıda kısaca izah ettiklerimizin yanında hakaret suçunun manevi unsuru ise kasttır. Suç, genel kastla işlenebilir. Özel kast aranmayacaktır.

Sosyal Medyada Hakaret Etmenin Cezası Nedir ?

Yukarıda sosyal medyada hakaret etmek nedir, sosyal medyada hakaretin unsurlarını tanımlamıştık. Sosyal medyada hakaret etmenin cezası ise suça veya olaya göre farklılık göstermektedir.

Öncelikli olarak tarafınıza hakaret edilmiş ise mutlak surette bir ceza avukatı ile irtibata geçmenizi öneririz. Bunun yanında incelenmesi gereken noktalar şu şekildedir:

*Tarafıma mesaj yoluyla hakaret edildi diyorsanız bu mesajın yalnızca sizin görüntüleyip görüntüleyememenize göre cezası değişecektir. Eğer ki mesaj yoluyla hakaret mevcut ve yalnızca siz görüntüleyebiliyorsanız sosyal medyada hakaretin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Buradaki önemli bir diğer nokta ise hakaretin neden dolayı edildiğidir. Eğer ki aşağıdaki sebeplerden dolayı hakaret edilmiş ise suçun cezası artırılacaktır. Bu sebepleri ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

*Tarafıma aleni olarak hakaret edildi diyorsanız bu husus yine cezanın artırılması sebebidir. Şöyle ki; Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

Son olarak yukarıdaki sebepler yanında Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Yani herkese ayrı ayrı hakaret edildiği şeklinde değerlendirilecek ve ceza zincirleme suç hükümlerine göre verilecektir.

Sosyal Medyada Hakaret Durumunda Suç Duyurusu Nasıl Yapılır ?

Daha önceki makalelerimizde incelediğimiz üzere suç duyurusu yapmak sanıldığı kadar zor bir süreç değildir. Suç duyurusu iki şekilde yapılabilmektedir. Bu yöntemleri şu şekilde sıralamak mümkündür: Kolluk vasıtası ile suç duyurusu, savcılık vasıtası ile suç duyurusu.

  • Öncelikli olarak suç unsuru olduğunu düşündüğünüz delilleriniz toplamanızı gerekiyorsa bunlarla ilgili olarak ekran görüntülerini ivedi olarak almanızı öneririz. Delillerinizi topladıktan sonra ise en yakın kolluk birimine giderek “suç duyurusunda bulunmak istiyorum” diyerek suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
  • İkinci olarak yine delillerinizi topladıktan sonra (mutlaka bir ceza avukatına danışarak) savcılığa olayı açıklayan bir suç duyurusu metni hazırlamanızı ve bu metinle birlikte suç duyurusunda bulunmanız gerekmektedir.

İnternette Hakaret Davası Sonuçları

Sosyal medyada hakaret ya da internette hakaret davasıyla ilgili delilleriniz toplandıktan sonra olay savcılığa intikal edecek ve savcılık tarafından bir soruşturma numarası tarafınıza verilecektir. Hakaret suçunun uzlaşmaya tabii olması nedeniyle belli bir müddet sonra tarafınıza uzlaşma ile ilgili hükümler uygulanacaktır. Bu konuda uzlaşmaya ilişkin kurallar uygulanacak ve uzlaşmanın sonuçlarına göre hareket edilecektir. Her olay ayrı ayrı değerlendirileceğinden dolayı mutlak surette bir ceza avukatına danışmanızı tavsiye ederiz. Konu ile ilgili örnek Yargıtay kararı verecek olursak:

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/8835 E. 2015/23910 K. Sayılı kararında “Telefonda mesaj çekmenin yanı sıra arama suretiyle hakaret içerikli fiillerde bulunulması durumunda da aleniyet unsurunun varlığından söz edilemeyecektir. ‘Sanığın telefonunda hakaret etmesi eyleminde, aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 125/4. Maddesinin uygulanması bozmayı gerektirir.”
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise 2015/1290 E. 2015/3294 K. Sayılı kararında “..failin bulunduğu ve suçu oluşturan söz veya hareketin gerçekleştiği yerin belirli olmayan çok sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığı olan bir ortam olması veya suç mağdurunun bu hareket ve sözleri işittiği ve algıladığı yerin bu tür bir ortam olması ve failin de bunu bilmesi yeterli olup, somut olayda başka bir e-posta adresinden gelen mesajın sanığın kullandığı ..@….com.tr adresi tarafından başka e-posta adreslerine iletildiği (forward) anlaşıldığından, iletilen adreslerin sadece kullanıcının bildiği, kullanıcı adı ve parola ile girilen ve kullanıcıdan başka bir kişinin girmesinin mümkün olmadığı kişiye mahsus hesap olması nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden..” şeklinde karar verilmiştir.

Beddua etmek hakaret midir ?

Bu konuda çelişkiler mevcut olmakla birlikte Ceza Genel Kurulu – 2014/386 kararında “Hakim önüne çıkartılan sanığın, kendisinin haksız bir şekilde tutuklanmasına karar verildiğini düşünerek bunun sorumlusu olarak gördüğü sorguyu yapan hakime yönelttiği “..allah belanı versin?…” şeklindeki ifade, beddua niteliğinde, nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici bir söz ise de, şikâyetçi hâkimin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını içermemesi ve sövme fiilini de oluşturmaması nedeniyle hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir”

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi – 2014/5495 kararında “Sanık tarafından söylenen “Allah hepinizi yaksın, geberin, Allah hepinizin belasını versin” biçimindeki sözlerin beddua teşkil edip bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek söz ve davranış niteliğinde olmadığı gözetilmeden sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerekir”