KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇU NEDİR?

Türk Ceza Kanunu’nun 116. Maddesinde düzenlenen Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu, bir kimsenin konutuna veya konutunun eklentilerine ‘rızasına aykırı olarak girme’ ya da ‘rızayla girilen yerden çıkılmaması’ halinde işlenir.
Günlük hayatta veya haberlerde sıklıkla karşılaştığımız ‘haneye girme’ , halk arasında ‘zorla girme’ ya da eski ceza kanunumuzda ‘haneye tecavüz’ olarak adlandırılan bu durum Türk Ceza Kanunu’nda Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna denk gelmektedir. Örneğin; çocuklarını görmek için eve gelen eski eşin, tüm uyarılara rağmen evden çıkmayı istememesi.
Konut dokunulmazlığı, Anayasa’nın 21. Maddesinde güvence altına alınmıştır.
Kanunda geçen konut deyiminden bir kimsenin yerleşmek amacıyla oturduğu yer anlaşılmaktadır. Örneğin; ev, otel odası, karavan, tren.
Eklenti ise konutun çevresindeki bölümlerdir yani merdivenler, bahçe, kiler, müştemilattır.

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇUNUN CEZASI NEDİR?

Bir kimsenin konutuna ve konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rızayla girilen yerden çıkılmaması durumunda, mağdur olan kişinin yani o konutta oturan, durumdan etkilenen kişinin şikayetçi olması halinde, fail 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

HANGİ HALLERDE SUÇUN CEZASI AĞIRLAŞIR?

Suça konu fiilin gece işlenmesi,
Suça konu fiilin cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle işlenmesi,
Suça konu fiilin silahla işlenmesi,
Suça konu fiilin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,
Suça konu fiilin kişinin kendisini tanınmayacak bir hale getirmesi suretiyle işlenmesi,
Halinde, suçun temel şeklindeki cezaya nazaran cezada arttırıma gidilir.

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇUNUN CEZASINI ADLİ PARA CEZASINA ÇEVİRMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

Adli para cezası, esas olarak yargılamayı gerçekleştiren mahkemenin, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar vermesidir.
Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun cezası bakımından Ceza Kanunu’nda hangi hallerin Adli para cezasına çevrileceği belirtilmiştir. Bu cezalar seçimliktir, yani takdir yetkisi yine mahkemeye aittir. Bu noktada ise ceza avukatına durumu değerlendirilmesi ve iyi araştırması bakımından ihtiyaç duyulmaktadır.

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇUNDA UZLAŞTIRMA MÜMKÜNDÜR?

TCK m.116’da düzenlenen tüm fıkralar için uzlaştırma prosedürünün uygulanması mümkündür. Bu noktada savcı, dava açmak için yeterli şüphe ve nedenlerin varlığı halinde mutlaka tarafların uzlaştırılması için harekete geçecektir.

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇUNA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

”Sanığın, hırsızlık amacıyla mağdurun cadde üzerinde bulunan ikametinin önüne gelip, yerden yüksekliği 3,5 metre olan duvara tırmanarak açık olan pencereden içeriye gireceği sırada, mağdurun üst komşusu tanık …’in bağırması üzerine ikamete giremeden oradan kaçtığı sabit olan olayda, kanunun benimsediği objektif teori esas alındığında, mağdura ait ikametten hırsızlık yapmak amacıyla duvara tırmanarak açık pencereye çıkan sanığın, mağdurun taşınır malını koruduğu egemenlik ve tasarruf alanına müdahale edip, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının kanuni tanımında belirtilen elverişli hareketlere başladığı, ancak tanığın kendisini fark edip bağırması üzerine içeriye giremeden ve hırsızlık suçunu tamamlayamadan olay yerinden kaçtığı, bu ana kadar gerçekleştirdiği eylemin, konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçunun kanuni tanımında öngörülen neticeyi meydana getirmeye elverişli olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, eyleminin nitelikli hırsızlık suçuna teşebbüsün yanında, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüsü de oluşturacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.” (Yargıtay CGK, E.2016/291 , K. :2017/163)

”Maddi olayda sanık; olay gecesi şikayetçinin oturduğu lojmana gelmiş ve giriş kapısı önünde bulunan iki basamakla çıkılan sahanlığa girmiş, kapıyı çalarak “sana aşık oldum, seni seviyorum, kapıyı aç içeri gireyim” demiştir. Gitmesi istendiğinde kapıyı zorlamış, tehditde bulunmuş, pencereyi örten naylonu yırtmış, köy korucularının sesleri işitip havaya ateş etmeleri üzerine kaçmıştır. Şikayetçinin oturduğu konut okul lojmanı olup, etrafı duvarla çevrilmemiştir. Duvar yaptırılması, çit çekilmesi, bahçe girişine kapı konularak devamlı kilitli tutulması mağdurdan istenemez. Olayın geçtiği konut, yolla bağlantılı olmadığı gibi kapı önünde bulunan konuta girişi çıkışı sağlayan sahanlık da, kaldırım niteliğinde değildir. İsteyen herkesin buradan yararlanması olanaksızdır. Konuta bitişik olarak yapılan, merdivenle çıkılan ve giriş kapısı önünde bulunan beton sahanlık, umuma açık bir yer olmayıp özel olarak yapılmış ve dış alemden ayrılmış, girilmesi izne bağlanmış bir yerdir. Bu kısmı dış dünyadan ayırma iradesi, merdiven yapılmak, beton dökülmek suretiyle açıklanmıştır. Konutun eklentisi olan bu yere, yasa dışı amaçla girilmek, kapıyı açmaya zorlamak suretiyle şikayetçinin huzur ve güvenliği bozulmuş, özel yaşantı özgürlüğü ve erinci (barış içinde olması) ihlal edilmiştir. Şikayetçinin; buraya sanığın yasadışı amaçla ve kişisel özgürlüğüne tecavüz etmek üzere girmesine rıza gösterdiği de kabul edilemeyeceği cihetle, eklentiye bu şekilde girilmekle konut dokunulmazlığını bozma suçu oluşmuş ve tamamlanmıştır.” (Yargıtay CGK, E.1993/208, K:1993/352)